
Son yıllarda bilinçli tüketicilerin artması ile müşteriler tarafından endüstriyel kozmetik içerisinde bulunan ve doğal olmayan uzun raf ömrü elde etmek amacı ile kullanılan kimyasal koruyucuların ciltte kimyasal ve toksik bir yük oluşturduğu bilinmektedir. Kullanılan kimyasalların denizleri, yer altı ve yer üstü sularını kirletmeleri çevresel bir sorun haline gelmiştir. Örneğin kozmetik sektöründe etkili bir koruyucu olarak kullanılan formaldehit, az miktarlarında bile mukozayı tahriş edebilen ve alerjilere neden olabilen bir maddedir. Aynı zamanda cilt üzerinde kurutma etkisi göstermektedir. Çevresel olarak ise dezenfektan etki gösterdiğinden doğaya karıştığında toprağa ve yaşayan canlılara zarar vermektedir. Bu sebeple benzer ürünlerinin yerini ikame edebilecek alternatif cilde dost ürünler arayışı hızlı bir şekilde artmıştır. Çünkü doğal kozmetik bileşenleri biyolojik yapımıza uygun olduğu için metabolik yük oluşturmaz ve cildimizle uyumludur. Ayrıca doğal cilt bakımı kozmetikleri topikal etkinin yanında koklama ile limbik sistemde de istenen etkiyi yaratabilir. Doğaya ve diğer canlılara yük oluşturabilecek zararlı etkenler içermez. Böylece çevreye ve insana daha faydalı ve güvenli ürünler sunabilmek mümkün olabilir. Fakat doğal hammaddeler ile formülasyon oluşturmak kimyasal olarak sentezlenen hammaddelere göre daha zorlu olabilir. Çünkü kimyasal olarak sentezlenen hammaddeler kullanılacak amaca yönelik üretilir ve belirli bir spesifikasyona sahiptir. Bu sebeple az miktarlarda bile kullanıldığında hızlı bir etki gösterebilirler. Doğal hammaddeler ile aynı etkiyi vermek için iyi kurgulanmış bir formülasyona sahip olmak gereklidir.
Sentetik ürünlere ikame olabilecek şekilde etkilidir ve doğal bir alternatiftir. Bu kapsamda farklı teknolojiler ile elde edilmiş hammaddeler uzun süren ArGe çalışmaları ile formüle edilmiştir.
Sign up on StartupDeal to see the full profile, compare startups with AI and reach the team.